22 Mayis 2012
 
şirketler

İSMAİL YÜKSEL
Kim sübvanse edecek?

ERCÜMENT COŞKUN (Editör)
FARK

Konuk yazar
Yakında...


 

 



 

Neşet Sönmez, Otobüs ihalesini değerlendirdi.
İstanbul ulaşımında yapılması gerekenler konusunda fikirleriyle önemli alternatifler sunan Öztaş AŞ. Yönetim kurulu üyesi, Neşet Sönmez; son172’lik ihale sonrası yapılan açıklamaları, sıcağı sıcağına gazetemiz için yorumladı. Sönmez şunları söyledi:
 Yapılanlar ürkütüyor...
“Hatırlarsanız ben iki yıl öncesi bugün yapılmak istenenleri gazetemizin sütunlarında gidişat bu diye yazdırmıştım. O zaman demiştim ki, yapılması düşünülen düzenlemelerdeki amaç ne?
Para kazanarak kaynak temini yoluyla İBB ve/veya İETT zararını azaltmak mı?
Yoksa İstanbul trafiğini rahatlatmak, kentiçi ulaşımını çağdaş ve konforlu bir sistemle yeniden düzenlemek mi?
Amaç; ikinci dediğim, yani çağdaş konforlu ve süreklilik arz edecek ulaşım sistem teşkili ise, o zaman sahada çalışan mevcut tüm aktörleri neden göz önüne almadılar?
Bunu yapmayarak neden ilave araçlarla trafiği sıkıntıya sokmayı tercih ettiler?
Şimdi yapılanlara süslerini kaldırarak bir bakalım.
Nedir yapılan?
Bütün iyi niyetimi zorlasam da yapılan şey; tarihimiz içinde 140 sene öncesinden gelen ve daima önemli hizmetlerle adından söz ettiren İETT gibi deneyimli bir kurumun yetkilerini azaltmak! Hatta neredeyse yok etme derecesinde yetkilerini kısmak...
Onun yerine de onca denemeler sonrasında bulunan formül ile, yeni ve ticari yapı olarak mevcut halk otobüslerinden tek farkı İBB iştirakli olması olan, mesleki hatta mali yeterliliği olup olmadığı bilinmeyen şirketi öne çıkarmak. Onu, güçlendirmek...
Görünürde amaçlanan şey bu!
Peki; bütün bunların, asıl nedeni ne?
Ne maksatla bunlar yapılıyor?
Mevcut aktörlerle sorunların giderilme imkânı yok mu da bu yol deneniyor?
En önemlisi de kendi uhdelerinde olan yetkilerinin gereği davranışlarını alenen ve yasal çerçeveye sadık kalarak yapacaklarına, düşündüklerini neredeyse gayri yasal çerçevelerde gerçekleştirmeleri... Şaşırıyor hayrete düşüyor ve gereksizliğini görerek isyan edesim geliyor. Kendime “Acaba bunları niçin dile getirmekten kaçınıyorlar” diye sormadan edemiyorum.
Bundan iki yıl kadar öncesinde yapılmak istenenin mevcut minibüsleri kaldırmak gibi gösterileceğini; ama uygulamalarla mevcut sistemin de sıkıntıya sokulacağını yazmıştım. Bir de öneride bulunmuştum. Demiştim ki, ‘çağdaş toplu taşımacılık sisteminde yeri olmayan minibüsçülüğün, bizde yeri ve işlevi önemli. Bunu da yöneticilerimiz bilir. Sayıları 7 bini bulan bu arkadaşlarla ilgili tasarruflar yapılacaksa, bunlar sistemli biçimde ve çağdaş yapılandırmalara dahil edilecekse o zaman neden 5 minibüse bir otobüs denenmez’ demiş ve dönüşümü önermiştim.
Önerimdeki sayıyı trafiği düşünerek gelirin sıkıntı yaratacağını bilerek yapmıştım. Ancak, şimdi pekala 3 minibüse bir otobüs verilerek bu dönüşüm yapılırdı. Hani 1500 değişimine bu mantıkla bakılmıştı. 8 yüze yakını münibüs dönüşümü için 660 adeti de eski otobüslerin yenilenmesi için harekete geçilecekti...
Şimdi ne değişti de hem 7 bin minibüs hatları öteleniyor, halkçı sıkıştırılıyor; hem de 1500 yeni araç alınarak bir de bunlar trafiğe sokularak bu yapılıyor! Neden? Arkasında ki hesap ne?
Ya 172’lik otobüs ihalesinin gizli kapaklı biçimde yapılıyor olmasına ne demeli? Çiftkatlıları İETT ihale etti. Hem de normal biçimde bu yapıldı. Ama diğer deneme, oldu bitti ile gizlice ihale edildiğini düşündüren bir yöntemle neden yapıldı? Burada amaçlanan nedir?
Özel halk otobüsçülerine oyun oynandı. İhalenin verilişi ve yapılışını sorgulayan halkçıyı basında sanki ihaleye alınmadığı için karşı duruyor imajı verilerek itiraz zemininden uzaklaştırıldı... Amaç kaliteli toplu taşımayı vermek miş. İyi de elinde otobüsü yokken bu şirket hangi kaliteyi sunacak. Sunsa bile sadece EURO5 otobüs mü kaliteyi getirecek? Kaliteyi tecrübe getirir. Yıllardan beri bu işi yapanlar, yolcu eğilimlerini bilenler getirir. Alet edevatın yeniliği getirse getirse sadece temizliği getirir o da insan eliyle bakımı yapılmazsa kısa sürede şekil değiştirir.
Bugün toplu taşıma hizmetlerinin yerel yönetim ayağındaki piri İETT kurumudur. Bu nedenle bu kurumun yaşatılması denetim işlevi ile varlığının sürdürülmesi gerekmektedir.
Benim bildiğim ve yapılması gerektiğine inandığım şey budur. İhale yetkisi bir imtiyazdır. Bu imtiyaz da asla devredilemez... Özel halk otobüsçüleri olarak biz ihaleye karşı değiliz, özel bir şirketin de ihaleye girerek hizmet vermesine de karşı değiliz. Karşı olduğumuz şey gizlice ve alel acelelik kokan kararla davet usulü yetkinin duyurulmadan bir şirkete verilmesi hadisesidir.
Neden buna gerek duyulduğu konusudur? Yapılanlar manidar. İETT’nin 2.850 çalışır durumda hizmette otobüsü var. Halkçıların da 2.054 adet otobüsü var. 7 bin adet de minibüs var. Şimdi de 1.500 adet yeni otobüs tek işletmeciye bağlı biçimde sisteme veriliyor. Yeni bir taşıma türü oluşturmak için mi; kalite için mi, ne için belli değil. Şimdi 1500 otobüs için şirketi sisteme sokacaklar. Bir rotasyonla da aynı hatlara bu 1.500 işletmeciyi şirket adına çalıştırırken, bila bedel eskilerle aynı hakka sahip çalıştırılacaklar... Bedel ödemeden bir taşla üç kuş birden vurduracaklar!
Uyarıyor ve KİK’i göreve çağırıyorum. Tıpkı uyardığım gibi, bu uygulama sistemi geri götürecektir. Sadece oyun oynayanları öne çıkaracak o kadar. Bunu yapacağınıza bu ihaleyi öngörüldüğü üzere dönüştürerek mesela 2 bin küsurunu halk otobüsü yapıp otobüs aldırsanız, kalanları da lokal hatlara dağıtarak dikey hatlarla çalıştırsanız. Hepsini de İETT denetimine vererek tek çatıda toplasaydınız daha iyi olmaz mıydı? Siyasetçi kurgusuyla bir yere varılmayacağını görünen o ki yaşayarak anlayacaksınız. Size değil de kentliye yazık olacak...
 

 





damalı

TOPLU TAŞIM HABER TV

TÖHOB STANDI GÖRÜNTÜLERİ


RESİM GALERİ




İstanbul Yoğunluk Haritasını İzlemek için Tıklayınız.

İstanbul Trafik Kameralarını İzlemek İçin Tıklayınız.

 

toplutaşım gazete



Copyright © 2010 Toplum Taşım Haber - Tasarım ve Yazılım KMK Bilişim Teknolojileri