Toplutaşımhaber Editörü Ercümen Çoşkun yazdı
KURUMSAL İMAJ VE AĞIR SORUMLULUK’’
Günümüzde faaliyet gösteren kurumlar, ayakta kalabilmek ve varlıklarını sürdürebilmek için hedef kitlesiyle ilişki kurarak onları ikna etmek ve güven vermek durumundadır. Yapılan araştırmalarda, özellikle kriz dönemlerinde sadece ‘Kar’ amacı taşıyan kuruluşların süratle yok olduğu, oysa karlılık politikası yanında, ‘Sosyal sorumluluk’ alanında çalışmalara önem verenlerin ise giderek güçlendikleri sonucuna ulaşılmaktadır
Yakın çağın en büyük ekonomik çöküşü olarak bilinen 1929 buhranında bile ayakta kalan firmalar, bu yaklaşımla yok olmaktan kurtulmuşlardır.
İşletmelerin kamuoyunu ikna ederek güven vermesi, ancak kurumsal bir kimlik kazanabilmeleriyle mümkün olmaktadır. Bu hedefe varabilmek için ise öncelikle kurumsal duruş ve imaj oluşturulmalıdır. Böylece kurum,sosyal sorumluluk faaliyetlerini de yürütebilecek bir yapıya kavuşabilecektir.
Kurumsal imaj yaratabilmekte en önemli alan halkla ilişkiler çalışmalarıdır. Bir yönetim sanatı olarak ta bilinen halkla ilişkilerin bir çok tanımı yapılmasına karşın,’Dünya halkla ilişkiler birlikleri’ tarafından Meksika’da gerçekleşen toplantıda benimsenen ‘Meksika beyanı’nda şu tanım yapılmaktadır: “ Halkla ilişkiler uygulaması, trendleri analiz eden, sonuçlarını öngören, hem kuruluşun hem de hedef kitlenin ilgilerine hizmet etmek üzere planlanmış hareket programlarını yerine getiren bir sanat ve sosyal bilim dalıdır”.Betül Mardin ise halkla ilişkileri “ sıradan olmakla, önemli olmak arasındaki fark” olarak tanımlamaktadır.
Günümüzde kurumlar kamuoyu ile dürüst, ilkeli, inanılır, güvenilir ve sağlam bağlar oluşturmak zorundadır. Bunu gerçekleştirebilmek için ise özellikle yöneticilerin halkla ilişkilerin önemini kavraması ve diğer yönetim işlevlerinin yanı sıra bu alanda da yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekmektedir.
Kurum içi halkla ilişkiler çalışmaları da dışarıdaki çalışmalar kadar önemlidir. Kurum personeli bilgilendirilerek,’aynı takımda olma’ ruhu kazandırılmalıdır.
Kurum içinde çözülmesi gereken sorunlar, çelişkiler asla dışarı yansıtılmamalı ve imaj zedelenmesine yol açılmamalıdır. Kendi sorunlarını çözemeyen, fikir ve görüş aykırılıklarını kendi bünyesinden dışarı taşıyan kurumların kamuoyundaki güvenilirliği, saygınlığı ve geleceği tartışmalı hale geleceği gibi,yeniden imaj oluşturmak eskisinden daha zor bir süreç gerektirecektir.
Elbette ki bazı kişi ve gruplar, çeşitli bilgi ve olumsuzlukları kendi çıkarları için,kurum dışına taşıyacaktır.Ancak kurumun imajına zarar vermenin ağır bir sorumluluk olduğu unutulmamalıdır.
Ercüment COŞKUN
İst.Özel Halk Otobüsü Şirketleri
Basın Müşaviri
|