TÖHOB GENEL SEKRETERİ ONUR ORHON’UN ANKARA KONUŞMASI
Değerli Başkanlar, Değerli Katılımcılar,
Birlik olma, ortak hareket alanlarını geliştirme temel amacı etrafında, ülke genelindeki toplu taşıma sektörüne hizmet eden özel halk otobüsü kurum ve kuruluşlarını bir araya getiren Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği adına hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
TÖHOB, ana sözleşmede ifade edilen amaç, misyon ve vizyon doğrultusunda birlik çalışmalarını yürütmektedir. Bu çalışmalarla ilgili bilgi, belge ve diğer dokümanlar sizlere sunulan kırmızı dosyalarda ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır.
Özel halk otobüsü işletmeciliği TÖHOB oluşumundan öncede sorunlarıyla vardı. Bugünde aynı şekilde geçmişten gelen ve yeni oluşan sorunlar sürmekte, zaman içinde değişim göstererek büyümektedir.
Türkiye genelini ilgilendiren ve kapsayan sorunların çözümü yolunda TÖHOB olarak hazırlanan görüş, düşünce ve öneriler, raporlarla sorumlu kuruluşlara iletilmektedir. Aynı şekilde TÖHOB üyesi olan ve olmayan özel halk otobüsü kuruluşları da yerel ve genel sorunları yansıtmaktadır. Ancak çözümü sağlama konumunda olan idare ve yetkililerden bu adım gelmemektedir.
Bir arada bulunmak, birlik olmak, ortak hareket etmek, aynı dili konuşmak sorunların çözümü yolunda önem taşımaktadır. Bu beraberliğinde idari yapı üzerinde etkin ve yetkin olabilmesi için öncelikle tüm sektörün bir arada olması gerekliliği sonucu çıkmaktadır. Kısacası her alanda güç birliğine ihtiyaç duyulmaktadır.
TÖHOB tarafından yürütülecek tüm çalışmaların sonuca ulaşabilmesi için herkesin çaba göstermesi ve destek olması, işlevsel ve güçlü üst yapı (TÖHOB) oluşumuna katkı sağlaması ön koşuldur. Ülke genelindeki sorunların aşılması, yasal tanımın sağlanması güçlü TÖHOB olmaktan geçmektedir. Bu gücü sağlayacak olanın da kentlerimizde toplu taşıma hizmeti sunan özel taşımacılar ve onların kuruluşları olduğu unutulmamalıdır.
Bir sivil toplum hedefiyle yola çıkan TÖHOB üyelerini bilgilendirmek ve bilinçlendirmek ekseninde sektörün kalıcı bir bilimsel kolu ve sesi olma yolundadır. Bu hedefin dışında hiçbir ticari yaklaşımı olmayan, yerel noktalarda bir beklentisi bulunmayan TÖHOB, sadece özel halk otobüsü işletmeciliğine taraf olan bir üst organ kimliğini korumak zorundadır.
Bu üst yapıda kişiler değerlendirilerek kırgınlık, bezginlik, umursamazlık, üyelik vecibelerini yerine getirmemek gibi yaklaşımlara yer olmadığı bir kez daha hatırlanmalıdır. Bu tür davranışların sadece TÖHOB kurumsal kimliğini zedelemeye dönük olamayacağı, tüm özel halk otobüsü sektörünü karalamaya yol açtığı da unutulmamalıdır.
12 Haziran Pazar günü yapılacak seçimlerle yeni bir parlamento oluşacak ve çeşitli sorunların çözümü yolunda çalışmaya başlayacaktır. Bu değişim döneminde özel halk otobüsü işletmeciliği ile ilgili bazı değerlendirmeler yapmak, üye olan veya olmayan kuruluşlarımızın bölgelerindeki siyasi parti temsilcileri ile adaylarla yapılacak görüşmelerde ülke genelini ilgilendiren genel sorunlar hakkında bilgi sunmalarına katkı sağlamak amacıyla Ankara toplantısı düzenlenmiştir.
Önde gelen siyasi partilerin seçim beyannameleri, bildirgeleri incelendiğinde kentiçi ulaşımla ilgili bölümlerin birer paragraf olduğu, bu bölümde de raylı sistem ve çevre olgusunun işlendiği üzülerek görülmektedir. Toplutaşımanın önemli bir parçası olan otobüs ulaşımı kentlerimizde geçerli iken bununla ilgili tek cümlenin geçmemesi, bizimle birlikte en başta otobüs üretimi yapan yerli firmaların da sorunu olmalıdır.
Dağıtılan dosyalardaki öncelikli sorunlar raporu bunun için hazırlanmıştır. Bu raporda da ifade edildiği gibi özel halk otobüsü işletmeciliğinin öncelikli sorunları şu şekilde sıralanmaktadır.
· Yasal dayanak ve tanım sorunu
· ÖTV-KDV indirimi dahil mali sorunlar
· Kurul ve komisyonlarda temsil sorunu
· 6215 sayılı yasanın doğurduğu sorun
· 5378 sayılı özürlüler yasası geçiş sorunları
· Kentiçi ulaşım ve toplutaşıma yasası
· D4 belgesi sorunu
Seçim sonuçlarının alınması, yeni Hükümet kurulması sonrasında da ilgili bakanlardan başlamak üzere milletvekillerinin tümü nezdinde yeniden ortak sorunlara dönük girişimler, çabalar TÖHOB tarafından yürütülecektir. Bu yönde her türlü bilimsel işbirliği gerçekleştirilecektir.
2007 seçimleri sonrasında oluşan mevcut parlamento pek çok kanuna imza atmakla beraber özel halk otobüsü işletmeciliğine de kimlik kazandırması öngörülen Karayolu Trafik Kanunu değişikliklerini sonuçlandıramamıştır.
İşletme giderlerinin akaryakıta bağlı artmasına karşın taşımacıları rahatlatacak mali alandaki iyileştirmeler dikkate alınmamıştır. UKOME ve İTK gibi kurullarda tam ve doğrudan temsili sağlayacak yasal düzenlemeler gündeme getirilmemiştir.
Büyükşehirler için kısa bir süre önce çıkarılan 6215 sayılı yasa bundan sonra özel halk otobüsü işletmeciliğine olanak tanımayacaktır. Mevcut işletmelerinde belediyelerin boyunduruğu altına alınmasına yol açacaktır. Bağımsız özel işletmeler yerine belediyelerin güdümünde yapılanmalar ortaya çıkacaktır. Bu da özel mülkiyet hakkına darbe vurucu nitelikte gelişmeler olarak değerlendirilmektedir.
Uygulamalarda şeffaflık ve açıklık olmadığı gibi katılımcılık da sağlanamamaktadır. Kararlar alındıktan sonra duyurulmakta, bu da sorunlara yeni sorunlar eklemektedir. Dolayısıyla da çözüm zorlanmaktadır. Bunun somut örneği ÖİB tarafından hazırlanan 5378 sayılı yasanın getirdiği sorunları çözmek amacıyla imza aşamasında bekleyen genelge taslağıdır. Gizlilik hükmü geçerlidir.
Bir başka sorun Karayolu Taşıma Kanunu gereği verilecek D4 belgesi sonucu mağdur olacak özel halk otobüsleri ile ilgilidir. Belediyelerce tahsis yapılan belediye sınırları dışındaki özel halk otobüsü taşımacılarının durumunu koruyucu bir hüküm ilgili bakanlık tarafından geliştirilememiştir.
Bütün bunları çözmeye katkı sağlayacak, kentler arasındaki farklı özel halk otobüsü işletmeciliğini ortadan kaldıracak, uygulamaları iki dudak arasından çıkararak kurallar demeti haline getirebilecek bir kentiçi ulaşım ve toplutaşıma kanunu tasarısı olacaktır. Böylelikle her kentte aynı sistemin geçerli olacağı bir düzen kurulabilecektir.
Bütün bu sayılanlar yeni parlamentoda görev üstlenilecek milletvekillerinden, siyasi partilerden ve yeni Hükümet’ten talep edilecektir. Bu taleplerin değer bulabilmesi, sonuca varabilmesi için öncelikle güç birliğinin korunması, TÖHOB oluşumunun daha geniş platformlara yaygınlaşması, üye olan ve olmayan özel halk otobüsü kurum ve kuruluşlarının da aynı hedefe yönelmeleri ön koşul olarak önem taşımaktadır.
Eldeki olanaklar ne kadar sınırlı da olsa, bir takım çevreler birlik olgusunu zedeletmeye çalışsa da, TÖHOB bir sivil toplum kuruluşu olarak önem ve işlevini sürdürmektedir. Kamu ve özel kuruluşlarla yürütülen işbirliği ve ortak çalışmalar, UITP üyeliği, TOBB sektör meclisinde görev alma TÖHOB ve sektör adına önemli gelişmeler olarak dikkati çekmektedir.
Bu çerçevede 2012 yılında UITP Merkezi tarafından düzenlenecek “Uluslararası Otobüs Konferansı”nın ülkemizde yapılması için TÖHOB adına başvuru yapılmıştır. Bu başvuru ile ilgili sözlü onay geçtiğimiz Cuma günü tarafımıza iletilmiştir. Yazılı bildirimin ardından hemen organizasyon hazırlıkları başlatılacaktır. Konferansın Türkiye sorumluluğu TÖHOB tarafından üstlenilecektir.
Dünyanın her köşesinden 300-400 ulaşım ve toplutaşım uzmanı bu fırsatla ülkemize gelecek ve değişik konularda bildiri sunacaklardır. Bu organizasyon özel halk otobüsü topluluğu için önemli bir prestij ve gurur kaynağı olacak, yaratacağı sinerji ile sorunlarımızın daha doğru algılanmasına neden olacaktır.
Bugünkü toplantının son bölümünde “15 bini aşkın özel halk otobüsü taşımacısı esnaftan çağrı” başlıklı bildiri hep birlikte değerlendirilecek ve çıkarılacak sonuç doğrultusunda bir bildirge şeklinde ilgili makamlara iletilecektir.
Yeni bir başlangıç olmasını dilediğimiz yeni yasama döneminin sorunların çözümüne katkı sağlaması dileğiyle, TÖHOB oluşumunun daha güçlü kılınması ortak davranış olmalıdır.
Her etkinliğimize ve bu toplantımıza katkı sağlayan BMC FSM Demirbaş Otomotiv’e, bugün bizlerle olan ZF Türk’e huzurlarınızda teşekkür eder, aramıza resmen katılan Diyarbakırlıları selamlar, hepinize başarı dileğiyle saygılar sunarım.
|