22 Mayis 2012
 
şirketler

İSMAİL YÜKSEL
Kim sübvanse edecek?

ERCÜMENT COŞKUN (Editör)
FARK

Konuk yazar
Yakında...


 

 



 

TÖHOB, UITP Türkiye üyeler toplantısına katıldı
Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği (UITP) üyesi Türkiyedeki kuruluşlar Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Kayseray Kayseri Ulaşım A.Ş. ev sahipliğinde Kayseride bir araya geldiler. Toplantının ilk gününde üyeler toplantısı Kaan YILDIZGÖZün koordinatörlüğünde yapılan açıklama ve değerlendirmelerle geçti.
 Bu toplantı esnasında 2012 Nisan ayında TÖHOB ve İETT işbirliği altında düzenlenecek 7. UITP Otobüs Konferansına ilişkin bir sunum TÖHOB adına ulaşım uzmanı Dr. İsmail Hakkı ACAR tarafından gerçekleştirildi. Sunum içeriğinde konferansın amacı, konuları, mekanları
ve bugüne kadar yürütülen hazırlık çalışmaları katılımcılara aktarıldı. Bilindiği gibi konferansa yurtdışından ve yurtiçinden 500 dolaylarında katılımcı bekleniyor.
 
Kayseri etkinliğinin ikinci günü Toplu Taşımacılık Türkiye Konferansı başlığı altında yapıldı. Kayseri Ulaşım Daire Başkanı Arif EMECANın açılış konuşmasının ardından sırasıyla UITP Başkan Yardımcısı Zbigniew PALENICA, Kaan YILDIZGÖZ ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet ÖZHASEKİ kürsüye çıktı. Başkan ÖZHASEKİ, Kayseride gerçekleşen ulaşım uygulamaları ve hizmetlerini aktarmasının yanı sıra Kayseriye ilk gelen motorlu taşıtın bir İtfaiye aracı olduğunu ve tramvayın öyküsünü katılımcılarla paylaştı.
 
Konferansın TÖHOB heyetinde Başkan İsmail YÜKSEL, Genel Sekreter Onur ORHON, Yönetim Kurulu Üyeleri Lokman AKHAN ve Halil Kadife, Dr. İsmail Hakkı ACAR, Bandırma Ulaşım, Çorum Ulaş, Antakya Kooperatifi temsilcileri yer aldı.
 
İlk oturumun konuşmacıları Prof. Mustafa ILICALI (İstanbul), Şafak Hengirmen TERCAN (Gaziantep), Sönmez ALEV (İzmir), Yusuf DELİKTAŞ (Kayseri) oldu.
 Öğle aralığından sonraki oturum Guido BRUGGEMAN ile başladı.
Sırasıyla Onur ORHON (TÖHOB), Piers MRLOW (Arriva), Maşuk METE (İETT)
Sunumlarını yaptı. Son oturumda PPP uzmanı Ahmet T. KEŞLİ, Leonard TURK
(Hong Kong), Tasaku TAKAHAMA (Japonya) konuşmacı oldu.
 
Konferans "Toplu Taşımacılık Türkiye Konferansı Tavsiyeleri" ile sona erdi.
 
TÜRKİYEDE ÖZEL HALK OTOBÜSLERİNİN YAPILANMASI VE BEKLENTİLERİ
 
Türkiye idari yapı olarak 16sı büyükşehir olmak üzere 81 il merkezinden oluşmaktadır. Ayrıca üç bin dolaylarında ilçe merkezi bulunmaktadır. Bu kentlerin ulaşımını ve toplu taşıma hizmetlerini düzenleme yetkisi yasalarla belediyelere verilmiştir.
 
Toplutaşımada özel otobüs işletmeciliğinin geçmişi 1920li yılların sonuna dayanmaktadır. İlk olarak İstanbulda gözlenen otobüsler geçen zaman içerisinde tüm kentlere yayılmıştır. Ancak İkinci Dünya Savaşının yarattığı ekonomik zorluklar nedeniyle birçok kentte faaliyetler
durdurulmuştur. Savaş sonrasında da çeşitli kentlerde özel kişilerce otobüs çalıştırılmasına devam edilmiştir.
 
Bu işleticilerle ilgili ilk yasal düzenleme 1960 yılında İstanbul Belediyesi tarafından ruhsatlandırılmayla yapılmıştır. Bu otobüsler kent halkı tarafından gerek dış görünümleri gerekse tarife sistemleri nedeniyle belediyelerin kendi filolarında çalıştırdığı otobüslerden farklı görülmüş ve halk otobüsü tanımı ile adlandırılmışlardır. Ancak özel otobüs çalıştırılması düşüncesi ve eylemi, 1980li yıllardan sonra artan ekonomik sıkıntılar ve belediyelerin kaynak yetersizliği sonucunda ağırlık kazanmıştır.
 
İlk aşamada 1981 yılında Ankara Belediyesi, 1982 yılında da İstanbul Belediyesi, Belediye Meclis Kararı ile oluşturulan ve Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikler kapsamında özel halk otobüsü taşımacılığını yaygınlaştırmışlardır. Ankara’da 200 adet, İstanbulda 963 adet özel otobüs, özel halk otobüsü tanımı ile devreye sokulmuştur.
 
1994 yerel yönetim seçimleri sonrasında nüfus yerleşimlerinin kırsal alandan kentsel alana yönelmesiyle ulaşım ve toplu taşım sorunları yoğunlaşmıştır. Belediyeler maliyetin altındaki bilet tarifeleriyle otobüs işletmelerinin zararlarını karşılayamadıkları gibi yatırımlara da kaynak bulamayarak otobüs filolarını yenilemede, korumada çözüm yolunu özel otobüs
çalıştırmada aramışlardır.
 
2004 yerel yönetim döneminde de bu arayışlar sürmüş, karar organlarınca ihale, sözleşme, yönerge, yönetmelik çerçevesinde özel halk otobüsü filosu genişlemiş ve günümüze ulaşmıştır.
 
Bu tarihsel gelişimin doğal sonucu olarak bireysel otobüs işleticileri değişik örgütlenmelere yönelmiştir. Özellikle de 2000li yıllardan itibaren kurumlaşmanın ön plana çıkması ve kentler arasındaki uyumun ve birlikteliğin sağlanması düşüncesi ağırlık kazanmıştır. İşte bu aşamada bir sivil toplum kuruluşu hedefiyle TÖHOB oluşumu gerçekleşmiştir
 
TÖHOBun öncelikli amaçları şu şekilde sıralanmaktadır.
•         Toplutaşımacılıkta söz sahibi olm
 
•         Bilimsel bir yaklaşımla kurumlaşma
 
•         Kentler arasında birlik ve uyumu sağlama
 
•         Ekonomik, sosyal, hukuki ve yönetsel alanlarda ortak hareket
 
Bu amaçlar için aşağıdaki misyon üstlenilmektedir.
 
•         Ülke genelinde ortak statü sağlanması
 
•         Kurumlaşmanın ön plana çıkarılması
 
•         Kamu ile sorumluluk ve yetki paylaşılması
 
•         İşletmelere kontrollü özerklik tanıyan bir yapı oluşturulması
 
•         Sistem için gelecek planları yapılması
 
•         Ulaşımın risk ve yüküne ortak olunması
 
Amaç ve misyonun gerçekleşmesi için de aşağıdaki vizyonu oluşturmaktadır.
 
 
•         Toplutaşımacılık için araştırma
 
•         Bilimsel bakış
 
•         Kurumlaşmaya çözüm
 
•         Geleceğe yönelik her türlü iyileştirme ve geliştirme
 
•         Kalite ve konfor
 
•         Sürdürülebilir eğitim
Bu girişten sonra sürdürülebilir kentiçi ulaşımı üstyapı, işletme ve yönetim sistemi ile ilgili olarak görüş ve düşünceler, Toplutaşım ve Özel Otobüs İşletmeciliği sınırları içinde anlatılmaya çalışılacaktır.
 
Kamu veya özel sektör aracılığı ile yapılsa da sunulan bir toplutaşım hizmetidir. Toplu taşıma hizmeti de kentiçi ulaşımın odağında yer almaktadır. Bu çerçevede kentiçi ulaşımda  özelleştirme ve özel kesim katkısının sağlanması öncelikle toplu taşıma ile ilgili bulunmaktadır. Özel otobüs işletmeciliğinin de bu yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ancak günümüzde bireysel uygulamalardan kaynaklanan olumsuzlukların ön plana çıkarılması nedeniyle kentiçi toplu taşımada arzulanan özelleştirme gerçekleşmemiş, özel kesimin katkısı sınırlı düzeyde kalmıştır.
 
Bu işletmelerde yasal tanım olmaması ve kimlik sorununun çözülememesinden
kaynaklanan farklı anlayışlar sergilenmektedir. Kısacası özel otobüs işletmeciliği ile ilgili kriterler değişkendir. Tüm bunlara karşın belediyeler bu sistemi kullanmaya devam etmektedir. Çünkü toplu taşıma kent yaşamında vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Özel halk otobüsü de toplu taşıma sisteminin önemli bir parçasıdır.
 
Türkiyede özel otobüs işletmeciliğinin gelişimine bakıldığında özellikle son görülmektedir. TÖHOB tarafından 2008 yılında 81 il merkezine yönelik yapılan bir araştırma detayında 65 il merkezinde 6631 belediye otobüsüne karşılık 8923 özel halk otobüsünün yerel yönetimlerin denetiminde toplu taşıma hizmeti verdiği sonucu çıkmıştır.
 
Bilgi alınamayan il ve değerlendirilmeyen ilçeler dikkate alındığında ülke genelinde 15 bin dolaylarında özel halk otobüsü bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
İşte bu aşamada TÖHOB özel otobüs taşımacılığının kendini tanımlamasına,
kimlik kazanmasına yönelik çabaları ve girişimleri benimsemektedir.
 
Sonuç olarak Türkiye kentlerinde kentiçi ulaşım sorunlarının çözümü veya hafifletilmesi sağlıklı bir toplu taşıma düzeni kurulmasından geçmektedir.
Buna bağlı olarak da toplu taşımanın hem raylı sistemler hem de lastik tekerlekli tür (otobüs) olmak üzere etkinleştirilmesi, özelleştirme ve özel sektör katkısının sağlanması zorunlu görülmektedir.
Böylelikle planlı gelişen, kurumsal kimliğe kavuşmuş bir özel halk otobüsü
işletmeciliği ile kentlerimizde özel otomobilin daha az kullanılması ve de
çevrenin korunmasına katkı sağlanabilecektir.
 
Sürdürülebilir kentiçi ulaşımı üstyapı, işletme ve yönetim sisteminde aşağıdaki noktalara ağırlık verilmelidir.
 
•         Özel otobüs işletmeciliği ile ilgili standartlar belirlenmeli ve
tüm kentlerde uygulanmalıdır.
 
•         Kentsel ulaşımın yönetimi için tüm aktörlerin temsil edildiği
özerk bir yapı kurulmalıdır.
 
•         Büyükşehir, il, ilçe belediye statü farklılıkları dikkate
alınmalıdır.
 
•         Özel kesim katkısını sağlayan bir çerçeve statü oluşturulmalıdır.
 
•         Yasa uygulamaları arasındaki uyumsuzluklar giderilmelidir.
 
•         Özel halk otobüsü/özel toplutaşım aracı yasalarda tanımlanmalıdır.
 
 
•         UKOME yapısı tüm aktörleri temsil edecek şekilde yeniden
düzenlenmelidir.
 
•         Kentiçi toplu taşıma ile ilgili yasal düzenleme yapılmalıdır.
 
TÖHOB olarak bu temel görüş ve düşüncelerle özel halk otobüsü işletmeciliğinin bilimsel bir konuma kavuşturulması hedefinde, sisteme kimlik kazandırılması, yasal dayanakların güçlendirilmesi, araç ve işletme standartlarının belirlenmesi, hizmet ve kalite bütünlüğünün ülke genelinde sağlanması hedefiyle yola çıkmaktadır.
 
İlginize teşekkür.
 
Onur ORHON TÖHOB
 
Genel Sekreteri
 

 





damalı

TOPLU TAŞIM HABER TV

TÖHOB STANDI GÖRÜNTÜLERİ


RESİM GALERİ




İstanbul Yoğunluk Haritasını İzlemek için Tıklayınız.

İstanbul Trafik Kameralarını İzlemek İçin Tıklayınız.

 

toplutaşım gazete



Copyright © 2010 Toplum Taşım Haber - Tasarım ve Yazılım KMK Bilişim Teknolojileri