Sanki gizli bir el sorunların çözülmemesi için yeniden, geriye götücü bir gündem yazdı.
Bugüne kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına İETT bünyesinde toplu taşıma hizmeti sunan özel halk otobüsleri doğal olarak öncelikle İETT’nin yaklaşımını ve tavrını görmek istemiştir.
Bu doğrultuda da büyük bir samimiyetle kaybedilen davaya müdahil olma, üst mahkeme aşamasında alınan kararı değiştirme yönünde yapılabilecekleri değerlendirme arayışında bulunmuştur.
Buna karşılık temel sorun İETT’nin varlığı ile ilgili olmasına rağmen arzulanan işbirliğinin sağlanamamış olması camiamızı fazlasıyla üzmüştür.
Elbette yaralamıştır.
Ancak dünya yıkılır, yeni bir dünya kurulur. Özel halk otobüsleri de bu dünyanın yeni düzeninde bir şekilde yerini alır.
Bundan endişe duyulmamalıdır.
İfade etmeye çalıştığımız sorunun doğması sonrasında özel halk otobüslerinin yalnız bırakıldığıdır.
Mahkeme kararı yönergenin bazı maddelerini iptal etmekle beraber İETT’nin 3645 sayılı kanununu görmemiş, dahası, bu eksiklikle İETT’nin hiçbir yetkisi olmadığı neticesini yaratmıştır.
Önemli olan budur.
Biz bu açıdan davaya müdahil olmak isteğindeydik.
Ancak İETT yönetimi aldığı karar ve uygulamayla bizim müdahil olma yolumuzu kapatmıştır.
Reddedileceği bilinen bir davaya şekil olarak müdahil olmak bir değer taşımamaktadır.
Bu yara nasıl tedavi olacaktır? Şu anda bilinmemektedir.
Beklemek ve zamanı doğru değerlendirmek ve önümüze gelecek yeni sorunları kestirmeye çalışmak öncelikli adımımızdır.